Altın piyasasında alışılmış ilişkilerin zayıfladığı bir dönem yaşanıyor. Normal koşullarda faizlerin yükselmesi, doların değer kazanması ve tahvil getirilerinin artması faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde satış baskısı yaratıyor.
Geçen hafta ise bu üç gelişmenin aynı anda yaşanmasına rağmen altın değer kazandı. Dünya Altın Konseyi’nin 21 Eylül tarihli değerlendirmesine göre Fed ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarının yanı sıra yükselen tahvil getirileri ve güçlenen dolar da altının haftalık yükselişini durduramadı.
Fonların altın varlığı rekor seviyede
Altının dirençli görünümünün arkasındaki önemli göstergelerden biri yatırım fonlarından gelen talep.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel fiziki altın destekli ETF’lere ağustosta 18 milyar dolar giriş gerçekleşti. Bu rakam değer bazında tarihin en yüksek ikinci aylık girişi oldu. Fonların altın varlıkları bir ayda 121 ton artarak 4 bin 189 tona ulaştı ve rekor kırdı. Fonların yönettiği altın varlıklarının toplam değeri ise 615 milyar dolara yükseldi.
Büyük yatırımcı piyasadan çekilmiş değil
Son haftanın verileri de yatırım talebinin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Dünya Altın Konseyi, 18 Eylül’e kadar olan haftada altın ETF’lerine girişlerin bölgeler genelinde pozitif olduğunu bildiriyor.
Konsey, altının faiz ve dolar hareketlerine geçmiş dönemlere kıyasla zaman zaman daha az duyarlı hale gelmesinde piyasanın farklı kesimlerinden gelen geniş tabanlı talebin rol oynayabileceğine dikkat çekiyor.
Gram altında kur da belirleyici
Türkiye’de yatırımcı açısından tabloya dolar/TL de ekleniyor. Ons altındaki hareketler gram altına doğrudan yansırken kurdaki yüksek seviyeler, küresel altın fiyatındaki geri çekilmelerin gram fiyatına daha sınırlı yansımasına yol açabiliyor.
Bu nedenle gram altının bundan sonraki yönünde yalnızca ons fiyatı değil; Fed’in para politikası, ABD tahvil faizleri, doların seyri ve dolar/TL birlikte belirleyici olacak.
Kaynak: Dünya Altın Konseyi / piyasa verileri
