Küresel piyasalar yeni haftaya para politikası beklentileri, şirket bilançoları ve jeopolitik risklerin iç içe geçtiği bir görünümle giriyor.
Geçen haftanın son bölümünde ABD’den gelen ekonomik veriler dolar üzerinde baskı yaratırken enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve Orta Doğu kaynaklı riskler yatırımcıların güvenli liman arayışını yeniden öne çıkardı.
17-21 Ağustos haftasında ise gündemin merkezinde Fed’in temmuz toplantısının ayrıntıları olacak.
1. Fed tutanakları piyasaların yön arayışında belirleyici olabilir
Haftanın en önemli gelişmelerinden biri 19 Ağustos Çarşamba günü yayımlanacak ABD Merkez Bankası’nın 28-29 Temmuz tarihli Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının tutanakları olacak.
Fed temmuz toplantısında faizleri değiştirmemişti. Şimdi yatırımcılar tutanaklarda enflasyon, büyüme ve faizlerin bundan sonraki yönüne ilişkin görüş ayrılıklarının ne ölçüde belirginleştiğini arayacak.
Özellikle Fed üyelerinin para politikasının ne kadar süre mevcut seviyelerde tutulması gerektiğine ilişkin değerlendirmeleri dolar, tahvil faizleri, hisse senetleri ve altın açısından yakından izlenecek.
Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 15-16 Eylül’de yapılacak.
2. Walmart ve Target ABD tüketicisinin nabzını gösterecek
Yeni haftada Wall Street’in gündeminde yalnızca merkez bankası olmayacak.
ABD’nin en büyük perakende şirketlerinden gelecek bilançolar, dünyanın en büyük ekonomisindeki tüketicinin durumunu görmek açısından önemli bir gösterge olacak.
Home Depot’nun salı, Target ve Lowe’s’un çarşamba, Walmart’ın ise perşembe günü finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.
Özellikle Walmart ve Target’ın satışları ile şirket yönetimlerinin yılın geri kalanına ilişkin vereceği mesajlar yakından takip edilecek.
Yüksek enerji maliyetleri ve fiyat baskılarının hane halklarının harcama tercihlerini nasıl etkilediği, şirketlerin rakamlarında daha net görülebilir.
Bu nedenle yeni haftadaki perakende bilançoları yalnızca şirket hisselerini değil, ABD ekonomisine ilişkin genel beklentileri de etkileyebilir.
3. Japonya ve İngiltere’den kritik veriler geliyor
Haftanın makroekonomik gündemi ABD ile sınırlı değil.
Japonya’nın ikinci çeyrek büyüme verileri, ülke ekonomisinin görünümü ve Japonya Merkez Bankası’nın para politikası açısından takip edilecek.
İngiltere’de ise istihdam ve enflasyon verileri öne çıkıyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle enflasyonun seyri, İngiltere Merkez Bankası’nın bundan sonraki adımlarına ilişkin beklentiler açısından önem taşıyor.
Hafta boyunca açıklanacak öncü PMI verileri de Avrupa ve ABD’de ekonomik aktivitenin son durumuna ilişkin yeni sinyaller verecek.
4. Petrol fiyatlarında jeopolitik risk belirleyici
Enerji piyasasında gözler yeniden jeopolitik gelişmelere çevrilmiş durumda.
Orta Doğu’daki gerilimin petrol arzına ilişkin endişeleri artırması fiyatları yukarı yönlü desteklerken enerji maliyetlerindeki kalıcı bir yükseliş küresel enflasyon görünümünü de değiştirebilir.
Petrol fiyatlarındaki hareket bu nedenle yalnızca enerji şirketlerini ilgilendirmiyor.
Yüksek petrol fiyatları enflasyonu besleyerek merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasına neden olabilir. Aynı zamanda ulaştırma, sanayi ve tüketici harcamaları üzerinde yeni maliyet baskıları yaratabilir.
Yeni haftada petrol piyasasının yönünü jeopolitik haber akışı belirlemeye devam edecek.
5. Altında Fed, dolar ve güvenli liman üçgeni
Altın da haftaya yatırımcıların yakından izleyeceği varlıkların başında giriyor.
ABD’den gelen ekonomik verilerin dolar üzerindeki etkisi, Fed tutanaklarının yaratacağı faiz beklentileri ve jeopolitik riskler değerli metalin yönünde belirleyici olacak.
Altın açısından özellikle doların seyri önemli. Doların zayıflaması altını destekleyebilirken ABD tahvil faizlerinde görülebilecek yükseliş değerli metal üzerinde baskı oluşturabilir.
Buna jeopolitik risklerin oluşturduğu güvenli liman talebi de eklendiğinde altın piyasasında hareketliliğin yüksek kalması beklenebilir.
Yeni haftanın ana sorusu: Faizler ne kadar süre yüksek kalacak?
17 Ağustos haftasındaki farklı gündem maddelerinin önemli bölümü aslında aynı soruda birleşiyor: Küresel enflasyon görünümü merkez bankalarının para politikasını nasıl değiştirecek?
Fed tutanakları ABD’deki tartışmayı ortaya koyarken İngiltere’nin enflasyon verileri Avrupa’daki faiz beklentilerini, petrol fiyatları ise küresel enflasyon riskini yeniden şekillendirebilir.
Walmart ve Target gibi büyük perakendecilerin sonuçları ise yüksek faiz ve artan maliyetlerin doğrudan tüketici davranışlarına nasıl yansıdığını gösterecek.
Bu nedenle yeni haftada piyasaların yönünü tek bir veri değil; Fed, tüketici, enflasyon, petrol ve jeopolitik riskler arasındaki denge belirleyecek.
