Jeopolitik gerilim, yüksek enerji fiyatları ve Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme kaygılarına rağmen kıtanın borsaları 2026’nın güçlü performans gösteren piyasaları arasında yer alıyor. STOXX Europe 600 rekor seviyelerin hemen yakınında seyrederken şirket bilançolarındaki güçlü toparlanma yükselişi destekliyor. Avrupa’nın teknoloji devleri açısından ABD’nin gerisinde kalması ise yapay zekâ hisselerindeki dalgalanmanın arttığı bir dönemde beklenmedik bir avantaja dönüşüyor.
Avrupa ekonomisine ilişkin karamsar beklentiler ile Avrupa borsalarının performansı arasındaki makas giderek açılıyor.
Kıtanın geniş tabanlı gösterge endeksi STOXX Europe 600, 2026’da tarihi zirvelerini yeniledikten sonra rekor seviyelere yakın seyrini sürdürüyor.
STOXX Europe 600; 17 gelişmiş Avrupa ülkesinden 600 şirketi kapsıyor ve yatırım yapılabilir Avrupa hisse piyasasının yaklaşık yüzde 90’ını temsil ediyor.
Dolayısıyla endeksteki yükseliş yalnızca birkaç büyük şirketin performansından değil, Avrupa hisse piyasasının geniş bir bölümündeki hareketten besleniyor.
Şirket kârları beklentileri aşıyor
Avrupa borsalarını destekleyen en önemli unsurlardan biri ikinci çeyrek bilançoları oldu.
LSEG I/B/E/S verilerine göre STOXX 600 şirketlerinin ikinci çeyrek toplam kârlarında yıllık bazda yaklaşık yüzde 24’lük artış bekleniyor.
FactSet’in bilanço sezonuna ilişkin hesaplaması da güçlü görünümü doğruluyor. Ağustos ortası itibarıyla endeksteki şirketlerin yaklaşık yüzde 83’ü sonuçlarını açıklarken, bildirilen toplam kâr büyümesi yaklaşık yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti.
Satışlardaki artış ise daha sınırlı kaldı. Bu durum şirketlerin yalnızca gelirlerini artırmadığını, kârlılıklarını da geliştirdiğini gösteriyor.
Enerji güçlü ama yükseliş tek sektöre bağlı değil
Kâr artışının önemli bölümünde enerji şirketlerinin etkisi bulunuyor. Yükselen petrol ve enerji fiyatları sektörün bilançolarını destekledi.
Ancak bilanço sezonundaki iyileşme yalnızca enerji şirketleriyle sınırlı değil.
Sanayi, temel materyaller ve teknoloji dahil farklı sektörlerde de beklentilerin üzerinde sonuçlar görülüyor. Enerji şirketleri hariç tutulduğunda bile Avrupa şirketlerinin kârlarında çift haneli büyüme beklentisi korunuyor.
Bu tablo, borsadaki yükselişin daha geniş bir şirket grubuna yayılmasına yardımcı oluyor.
Avrupa’nın teknoloji açığı bu kez avantaja mı dönüştü?
Avrupa borsaları uzun süredir ABD ile karşılaştırıldığında büyük teknoloji şirketlerinin eksikliği nedeniyle eleştiriliyor.
S&P 500’ün performansında teknoloji ve yapay zekâ şirketleri büyük ağırlığa sahipken Avrupa endekslerinde bankalar, sanayi, sağlık, enerji ve tüketim şirketleri daha güçlü temsil ediliyor.
Ancak 2026’da yapay zekâ bağlantılı hisselerde değerleme tartışmaları ve oynaklık arttıkça bu farklı yapı Avrupa için bir çeşitlendirme avantajına dönüşmeye başladı.
STOXX Europe 600’ün yapısı da bunu destekliyor. Endeks 17 ülke ve 11 farklı sektöre yayılıyor.
Avrupa şirketleri yalnızca Avrupa’ya bağlı değil
Avrupa borsalarının performansını değerlendirirken sık yapılan hatalardan biri, şirketlerin gelirlerini yalnızca Avrupa ekonomisiyle ilişkilendirmek.
STOXX 600 içerisindeki büyük şirketlerin önemli bölümü küresel ölçekte faaliyet gösteriyor.
Lüks tüketimden ilaç sektörüne, sanayiden enerjiye kadar birçok Avrupalı şirket gelirlerinin önemli bölümünü Kuzey Amerika, Asya ve diğer uluslararası pazarlardan elde ediyor.
Bu nedenle Avrupa ekonomisindeki düşük büyüme, borsada işlem gören büyük şirketlerin kârlarının aynı oranda zayıflaması anlamına gelmiyor.
Riskler ortadan kalkmış değil
Güçlü bilanço görünümüne rağmen Avrupa piyasalarının önünde önemli riskler bulunuyor.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırma ihtimali, jeopolitik gelişmeler ve küresel büyümedeki olası yavaşlama yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklar arasında.
Nitekim STOXX 600, ağustos başında rekor seviyelere çıktıktan sonra enerji ve enflasyon endişeleriyle bir miktar geri çekildi.
Bu nedenle mevcut görünüm kesintisiz bir yükselişe değil, güçlü şirket bilançoları ile makroekonomik riskler arasındaki mücadeleye işaret ediyor.
Avrupa yeniden yatırımcının radarında
2026’nın dikkat çekici gelişmelerinden biri böylece Avrupa piyasalarının yeniden küresel yatırımcıların radarına girmesi oldu.
Şirket kârlarındaki toparlanma, sektör çeşitliliği ve ABD piyasalarına kıyasla farklılaşan şirket yapısı Avrupa hisselerine yönelik ilgiyi destekliyor.
Avrupa ekonomisinin büyüme sorunları ortadan kalkmış değil. Ancak borsanın verdiği mesaj ekonominin genel görünümünden daha iyimser:
Avrupa şirketleri, kıtanın ekonomik büyümesinin ima ettiğinden daha güçlü bir performans gösteriyor.
