Türkiye piyasaları hareketli bir haftanın ardından yeni haftaya yüksek risk göstergeleriyle giriyor.
Borsa İstanbul’da fon piyasasındaki likidite sorunlarının hisse satışlarını tetiklemesiyle BIST 100 geçen haftayı yaklaşık yüzde 3 kayıpla tamamladı.
Endeks cuma günü yüzde 0,09 yükselişle 12.899,35 puandan kapansa da haftalık kayıp yüzde 2,90 oldu. BIST 100’de son bir aylık gerileme ise yüzde 11,71’e ulaştı.
CDS 250 sınırını gördü
Piyasalardaki dalgalanma Türkiye’nin risk primine de yansıdı.
Haftaya yaklaşık 233 baz puan seviyesinde başlayan 5 yıllık kredi risk primi 247 baz puana yükselirken cuma günü işlemlerde 250 seviyesinin üzeri de görüldü.
CDS’teki yükseliş, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetleri açısından yakından takip ediliyor.
Tahvil faizleri yükseldi
Satış baskısının görüldüğü geçen hafta tahvil piyasasında da faizler yukarı yöneldi.
Türkiye’nin 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 40’ın üzerine çıkarken 10 yıllık tahvil faizi yüzde 35 seviyesini aştı.
Küresel tarafta da benzer bir hareket yaşanıyor. ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, doların güçlenmesi ve petrol fiyatlarının yeniden üç haneli seviyelere çıkması gelişmekte olan ülke piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Yeni haftada üç başlık izlenecek
Türkiye piyasalarının önünde bu hafta üç önemli başlık bulunuyor.
İlki, yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin ardından yatırımcı çıkışlarının ve likidite koşullarının nasıl seyredeceği.
İkincisi, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerini koruyup korumayacağı. Enerji fiyatlarındaki kalıcı yükseliş Türkiye’nin enflasyon ve cari denge görünümü açısından önem taşıyor.
Üçüncü başlık ise ABD’den gelecek istihdam ve enflasyon verileri. Verilerin Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri değiştirmesi küresel dolar ve tahvil hareketi üzerinden Türkiye piyasalarını da etkileyebilir.
Bu nedenle yeni haftada BIST 100’ün seviyesinden çok fon piyasasındaki normalleşme, CDS ve tahvil faizlerinin yönü piyasadaki risk algısının daha güçlü göstergeleri olacak.
Kaynak: Borsa İstanbul; piyasa verileri
